Devlet ve özel üniversiteler

#1

Selamlar
Sizce bölümü yeni açılmış devlet üniversitesiyle özel üniversite arasında fark var mıdır özel üniversiteye gidenler farkın olmadığını söylüyo okuldan okula değişirmi?düşünceleriniz neler?

1 Like
#2

Yeni açılmış üniversitelerde akademisyen olarak kalma şansın daha fazladır. Okuldan ziyade bölüm ve şehir terciği yapmanı tavsiye ederim. Hangi okuldan mezun olduğun en son düşünmen gereken şey.

1 Like
#3

Şuan aksaray mimarlik 1. Sınıftayım geçiş yapmayı düşünüyodum dediginiz gibi biraz şehir iyi olmadığı için istiyorum birde hoca çok az olduğu için ağır aksak ilerliyo istanbulda özel e gidenlere sordum orda da farklı sıkıntılar varmış geçiş yapanların derslerinden bazılarını saymamışlar alttan almak zorunda kalmışlar iyice kafam karıştı :)

1 Like
#4

Merhabalar,

eğitimin kalitesini dört duvar ve/veya derslerin sayılıp sayılmaması ile ölçmek sanırım yanlış. Kaliteyi akademik kadrosuna bakarak anlamak ta bir o kadar mümkün.

  • Devlet üniversitelerinde hocalar ( belki ) vurdum duymaz olabilirler ama özel üniversitelerde olamazlar çünkü onlar için senelik 25.000 tl’lik siniz.

  • Devlet üniversitelerinde hocalar genelde sabittir yani tüm dönem hocana istediğin zaman ulaşabilirsin. Özel üniversitelerde genelde hocalar uçan hoca dediğimiz türdendir ve sadece belirli günlerde kampüs içerisinde olurlar.

  • Devlet üniversitelerinde zorunlu olarak yaz okuluna ve/veya bütünlemeye bırakılmazsınız ve fakat bazı özel üniversitelerde kontenjanın belirli bir kısmı fazladan para kazanmak adına her dönem yaz okuluna bırakılır.

  • Devlet üniversitelerinde yrd. doç. - doç. sayısı daha fazla iken özel üniveristelerde, prof sayısı yrd. do. - doç. sayısından fazladır.

  • Devlet üniversitesi ve/veya özel üniversite ayrımı yıllar önce ortadan tamamen kalktı. Artık nereden mezun olduğundan çok, niteliklerinle ilgileniliyor. Bazı üniversiteler hariç, ki mimarlık için bu üniversiteler; Yıldız Teknik, Mimar Sinan, İTÜ, ODTÜ

Dipnot; Naçizane şunu belirtmek isterim; öğrenci olarak eğitimin kalitesini sorgulaman çok doğru değil. Kişisel olarak deneyimlediğim için söylüyorum ki, aldığın eğitimin kalitesini o okuldan mezun olmadan anlayamayacaksın. Piyasaya çıkmadan sana verilen eğitimin hangi derecede olduğunu anlamam olası değil. Kendini geliştirmeye çalış, Autocad’in yanına Archicad ve/veya İdecad ekle mesela. Yurt dışında çalışmak istersen yabancılık çekmezsin. İngilizler genelde Archicad kullanırlar. İdecad Yerli bir versiyondur. Statik öğren mesela, sana verilen ile yetinme çünkü piyasaya çıktığında herkes temel şeyleri biliyor olacaktır. Sıyrılıp öne çıkmak istiyorsan bir mimar olarak statik öğren. İdecad Statik olabilir Sta4cad olabilir bunlar en basit olanları. Excell’de formül öğren şimdiden, metraj yapman icab edebilir bir zaman sonra. Çünkü bu ülkede ne zaman sektörün çökeceği, ne zaman altın çağını yaşayacağı belli olmaz. Her an bir ofise kendini atıp teknik ofis mimarı olarak çalışman gerekebilir. İşsiz kalma riskini en az’a indirmek adına photoshop ve 3dmax öğren bunların yanına Primevera veya Ms Project ekle. Şantiyelerde çalışma durumlarına karşı seçenek bulundur elinde. Makaleler oku, tez bile olabilir. Kitaplar oku Mimarlık üzerine veya fark etmez kendine okuma alışkanlığı kazandır. Okumak hayata bakış açısı kazandırır,i bir süre sonra kendin bile şaşırırsın kurduğun bağlantıları görünce.

Kısaca, kendine kattığın şeylerle var olabilirsin. Yoksa şu an yaptığın ve/veya yapacağın tüm her şeyi ( mimari konfor şartlarını dışarda bırakırsak ) teknikerler de yapabilmekte.

Saygılar ve şimdiden başarılar.

Dipnot; Yazı genellemeler içerir.!!!

2 Likes
#5

Tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim (programlar içinde teşekkürler:)

2 Likes
#6

Ogretmen olacaksaniz hangi universiteden mezun oldugunuz onemli olmayabilir. Ama muhendis olup “kurumsal ya da buyuk” bi firmada calismak istiyorsaniz etiket onemli oluyor maalesef. Bazi firmalar odtu, itu vs disinda gorusmeye bile cagirmiyorlar. Ayrica universitenin erasmus vs yurtdisi imkanlari ve yabanci dil seviyesi de onemli…

2 Likes
#7

Anladım çok teşekkür ederim bende böyle düşünüyodum çünkü artık mezun sayısı çok fazla.

#8

Merhabalar, @Genba ve @inci

Arkadaşlar yanlış düşünüyorsunuz. Sizlerin mantığına göre @inci’nin şu an başka bir meslek seçmesi gerekir.Çünkü İTÜ, ODTÜ, YTÜ, MSGÜ’den değil.

Evet kabul ediyorum ki bu saygın üniversitelerden mezun olmak iş bulma konusunda insanları bir adım öne geçirmekte ve fakat her şey iş bulmak mı ? Diyelim ki buldunuz, yönetici vasfınız olacaktır sadece. Sahayı bilmeden yöneticilik vasfıyla hareket edemezsiniz. Kurumsal firmalar her zaman meslek için tehlikelidir. Saha deneyimi olmayan tüm mimar arkadaşlara soruyorum ( google lamak serbest ) lütfen bana standart 7 katlı bir binanın tek cephesinde yapılacak mantolamanın kaç gün süreceğini ve safhalarını yazar mısınız ?

Dipnot: Ben adı geçen üniversitelerden mezun değilim. 10 yıldır bu işlerin içerisindeyim taşeronlarda çalıştım sadece. Ama sınıf arkadaşlarımdan; şu an kalyon un ince işler şefi olan var, bir dönem ağaoğlunun ince işler şefliğini yapmış olan var, cengiz holding in cami inşaatında şantiye şefliği yapmış olan da var. ki arkadaşların iktidar ile bağlantıları da yok. Kurumsal işleri boş verin arkadaşlar ( para ve itibar ise aradığınız itirazım yok ) kendinizi geliştirmediğiniz sürece diplomada ki o universitenin şan ve şöhreti ile iş yapamazsınız. Bu o üniversiteden mezun olanları daha zeki, sizleri amiyane tabir ile daha az zeki yapmaz. Ankara’da ki ilk çalıştığım şirketin sahibi ODTÜ mezunuydu bu onu iflas etmekten kurtaramadı, sondan bir önceki çalıştığım şirketin sahibi İTÜ mezunuydu ki şirket büyük bir holding ti ama konkordato ilan etti.

Saygılar. ( lütfen sorumu cevaplayın arkadaşlar, sizlere sahayı bilmek neden önemlidir anlatayım. )

#9

hangi okula gidersen git, işverenin gözünde birşey bilmiyorsun…

1 Like
#10

Öncelikle merhaba @memocom54,

Peki işverenin senin gözünde bir şey biliyor mu ?

Bilgi özgürlüktür, bilgiyi elinde tutan kişi gücü elinde bulundurur. Bu kadar basittir, bir işi biliyorsan işverenin karşısına çıkıp istediğini söyleyebilirsin. Vazgeçilmez olmak bilgi gerektirir. Bilmiyorsan zaten en başta kaybetmişsindir. O kağıt parçasının üzerinde yazan okul seni en fazla 2 ay idare eder iş hayatında.

#11

ObServer dediklerinde haklısın, hatta ben daha birşey bilenini hiç görmedim…(not: cahil herşeyi bilir)

Bilgi özgürlüktür demişsin sonuna kadar haklısın…

Bu sebeple
-Senin bilginin değersizmiş gibi gösterip daha ucuza yaptırmaya çalışan işveren,
-Bilgiyi elde etmeye çalışırken ödediğin bedeller…
ki gerçekten işine yarayacak bilgiyi elde edip etmediğinin yine de garantisi yok…
-Bilgiden çok bilmediklerinin sana sorumluluk olarak verilmesi
-Bildiğin halde birşeylere zorlanman ( hiçte öyle ben yapmam diye bir dünya yok, yapmazsan yapacak biri her daim çıkar)
-Ayrıca bu bahsettiğimiz konuların YENİ MEZUN bir arkadaşımıza yansıtılması neredeyse imkansız…(şanslı, amcalı-dayılı ise o başka) canına okurlar o bilgiyi alana kadar o körpelerin…

ve gerçekten de dediğin çok doğru “bilgiyi elinde tutan gücü elinde tutar”

ama hangi bilgiyi?
Vazgeçilmez kılan hangi bilgidir?

2 Likes
#12

Bu kadar idealist düşünmeyeli epey olmuştu. Farkındalık için teşekkürler :) 10 yıldır çalışıyorum ben de ve törpülendim artık maalesef.

Bence farklılaştığımız nokta branşlarımız. Ben @inci nin mimarlıktan bahsettiğini fark etmeden yorum yaptığımı fark ettim. Bu alan hakkında tecrübem yok. Ama inşaat sektörüyle bağlantılı olması ve serbest çalışma imkanı olması sebebiyle diğer mühendislik disiplinlerine nazaran daha şanslısınız diye düşünüyorum.

Bahsettiğiniz gibi herkesin hem konusunda uzmanlaştığı, hem para kazandığı, hem de severek yaptığı bir işi olsun ben de isterim. Hatta para kazanmanın sadece araç olduğu bir dünya harika olurdu! Ama realite bu değil maalesef. Kimya, çevre, endüstri, tekstil, metalürji vb mühendislik disiplinlerinden bakıldığında, benim yaş grubumdan bunu başarabilen kişi sayısı %5’i geçmez. Ve ben, kimsenin bu gerçeği göz ardı ederek mühendislik okumasını istemem.

Ayrıca ülkede işsiz mühendislerin sayısı malumunuz. Her şey iş bulmak, para kazanmak, müdür olmak vs değil tabi ki. Kişisel gelişim ile fark yaratmak ve bilgi sahibi olmak çok önemli, evet. Ama nihayetinde hepimiz para kazanmak için çalışmıyor muyuz? “İşsiz bir mühendisim ama kendimi harika geliştirdim” diyen yoktur herhalde :slight_smile: Bilgi sahibi olunca iş imkanları da oluşur diye düşünüyoruz, bu da kabul. Peki şu anki ülke koşullarında işsiz mühendisler kendilerini geliştirememiş olanlardır, bilgisizlerdir diyebilir miyiz? Kısaca söylemek istediğim; ideal koşullarda söyledikleriniz çok doğru, ama NŞA’da durumlar farklı maalesef…

Ayrıca burada ODTÜ/Boğaziçi vs mezunlarını övmüyoruz ki. Konu farklı yerlere gitmiş. Söylemek istediğim; ODTÜ/Boğaziçi vb üniversitelerde, kişisel gelişim fırsatlarına ulaşmak çok daha kolay olacaktır. İlk işe başlama şansı yüksek olacaktır. Devamı da kişinin kendi yeteneklerine göre şekillenir zaten. Tabi bu demek değildir ki X üniversitesinden mezun olanların hiç şansı yok. Ama daha fazla çabalamaları gerekir. Bunu da kabul etmek gerek. Dolayısıyla bilinçli meslek tercihi yapmayanlar, puanı x mühendisliğini tutuyor diye x mühendisliğini seçenler, bu noktada elenir.

2 Likes
#13

Farklı disiplinler ile ilgili ne kadar bilgi bilirseniz o kadar vazgeçilmez olursunuz. Ben mimarım diye elinizi iş yeleğinin çeplerine koyar gezerseniz şantiyede sadece mimar olursunuz. Merak edip Mekanik-Elektrik kısımlarının yanlarına gider sorular sorar öğrenirseniz vazgeçilmez olursunuz. Bir mimar olarak beton dökerken nelere dikkat edilir merakı içerisinde olursanız vazgeçilmez olursunuz. İrsaliye nedir, betonun istasyondan çıkış saati bize neyi verir, gelen betonun m3’ünü nasıl tahmin ederim diye mikser atım sayısı sayarsınız bunları bilirseniz vazgeçilmez olursunuz.

Bunlar size ne mi kazandırır;

Mekanik-Elektrik nasıl işler bilirseniz, ano yu ona göre atarsınız , bu ekiplerin imalatınıza nereden nasıl zarar vereceğini önceden tahmin edersiniz. Kötü süprizler ile karşılaşma olasılığınız azalmış olur. Beton nasıl dökülür kaç günde priz alır bilirseniz programınızı ona göre yapar duvar imalatı için programınızı o şekilde düzenlersiniz. İnsanlara olan ihtiyacınız azalır, planlı ve programlı bir şekilde işinizi götürürsünüz. Çok daha basit bir anlatımla, bir mimar olarak sözleşme bilirseniz, size gösterilen bir depo alanının size ne kadar zaman kaybettireceğini bilirsiniz.Alimak kurulum yeri hakkında öneride bulunabilirsiniz, çöp şutu nereye konulmalı tavsiyelerinde bulunabiilirsiniz vs. vs.

Bu yüzden bilgi özgürlüktür ve ne kadar bilirseniz o kadar vazgeçilmez olursunuz. Bundan sonraki her şey elbette sizlerin seçimleriyle ve davranışlarıyla ilgilidir.

Saygılar.

#14

Merhabalar,

İdealist… hımmm mümkün, bu elbette kişisel tercihim. Konuşmamın odak noktası, söylemiş olduğunuz kurumsal ve büyük firma algısı üzerineydi. Soruyu soran öğrenci arkadaşa bir bakış açısı vermek içindi yazdıklarım. Bizim meslekte kurumsal veya büyük bir firmada çalışmak demek sadece " kontrol " yapmak demektir. Bu yüzden genellikle mesleğe dair bir şeyler öğrenme olanağınız sekteye uğrar. İşi yapan ile işi yönetenin bilgileri arasında farklar oluşur. Zira bu meslekte şöyle bir cümle vardır; " iş taşeronda öğrenilir " :slight_smile:

Elbette içerisinde bulunduğumuz işsizlik ortamı, bilgisizlik yüzünden değil. Bu tamamen iş bilmez yöneticiler yüzünden ve işte tam da bu yüzden ayakta kalmak için donanımlı olmanız gerekiyor. Global dünyada herkes her şeyi biliyor, bir seçenek olabilmeniz için farklı bir şeylerde biliyor olmanız bekleniyor.

ODTÜ gibi saygın üniversiteler konusuna gelince, genel yargıyı kırmak üzerine bir konuşmaydı.

Saygılar.

2 Likes
#15

Egitimi parayla satın alabilirsiniz. Ancak “zeka” yani herhangi bir konudaki idrak etme becerisi parayla kazanilmiyor. Zeka da konudan konuya degisim gosterir. Burda onemli olan parayi veren ebeveynin istedigi meslegin okutulmasi konusu belki de. Hic alakasi olmadigi bir meslegi okuyan kisi zaten pek basarili olamiyor cunku kendi istemi degil sonucta ve yatkin da degil. Yeni acilan devlet universiteleri ozel universitelerden daha tehlikeliler bence. Koklu devlet universitelerinden mezun olmanin ise is bulma ile dogrudan bagintisi mevcuttur. Cunku mezunlari lobicilik yapmaktadir. Suclamiyorum ancak universitemi cok elestirdigim halde bu anlamda ekmegini cok yedigimi soylemeliyim.

2 Likes
#16

kurumsal veya büyük derken ozellikle tirnak içinde yazdım dikkat ederseniz. Ben de farkındayım yani :slight_smile:

#17

Öncelikle katkı için teşekkürler @baretti,

Ben ise zaten bu üniversitelerden birinden mezun olmadığım için :slight_smile: taşeron olarak çalıştığım şirket olan Sinpaş’ın ekmeğini yedim ve yemeye de devam edecek gibi görünüyorum.

Çünkü genel kanı " Sinpaş ile iş yapıyorsa detaycı çalışır, sirkülasyon fazladır ve tutunabilmişse muhakkak ki iyi bir şekilde saha deneyimi elde etmiştir şeklindedir. " Tüm görüşmelerde bu ifade edildiği ve ilk mevzu olarak açıldığı için bunu rahatlıkla söylüyorum. ki gariptir başvurduğum bir şirkete kabul edilmişliğim henüz yok :slight_smile: işler bana Sinpaş’la 2 yıl çalıştığım için geldi.

Saygılar.

#18

Tabii ki “buyuk proje” de calismis olmanin verdigi bir is bulma kolayligi da vardir. Hatta universite etiketinden daha etkilidir. Buna sözüm yok. Hatta sırf bu yuzden "büyük proje"lerde çalismak piyasa kosullarinin asagisinda maas almaniza sebep oluyor. Isveren bunu bile bir pazarlik malzemesi yapiyor. Halbuki emek sizin… Ozveri sizin… en gıcık oldugum seylerden biridir.

Ps: hatta is yuku de fazladir.

1 Like
#19

Maalesef ki haklısınız. Bazı görüşmelerde " burası Sinpaş kadar büyük bir proje değil o yüzden size ancak bu ücreti verebiliriz veya büyük projede çalışmış bu parayı nasılsa kabul etmez " en iyisi çağırmayalım düşünceleri oluşabiliyor.

Düşük maaş; Tüm yükü al ama maaş bu kadar.

Yüksek maaş; Kendi işini yüklen, fazlası işleri sekteye uğratır.

#20

Öncelikle herkese çok çok teşekkür ederim hiç bu kadar çok cevap gelceğini tahmin etmiyodum :) bugün sınav vardı bizden otobüs durağı çizmemizi istediler hoca planda tefriş görünmez dedi sonra o gitti asistan hoca geldi niye tefrişi yapmıyosunuz dedi tefriş olur dedi sınıf diğer hoca böyle dedi dedi hoca da ozaman öyle yapın dedi:) bunun gibi durumlar okadar çok oluyo ki hani mimarlik da tam net bi doğru olmaz diyolar biliyorum ama net olan bilgileri de alamıyoruz malesef.