İşten atıldım ama niye atıldım? Trajikomik bir twitter hikayesi

Merhaba,
23 Ağustos 2019 Cuma günü 25/2 maddesi ile işten atıldım. Bilmeyenler için bir not olarak, bu madde işçinin işyerine iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışta bulunması. Yine bilmeyenler için söyleyelim, bu kod ile iş akdiniz fesih edildiğinde hiçbir şekilde haklarınızı alamadığınız gibi, yıllarca prim ödediğiniz işsizlik sigortasından da yararlanamıyorsunuz. Yani devlet size işsizlik maaşı bağlamıyor. Çok hoş değil mi?
Gelelim benim işyerinde iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışıma.
Aslında hikaye uzun.
Ben 44 yaşında, Kimya Mühendisi meslekli, A sınıfı iş güvenliği uzmanıyım.Olayın geçtiği yer de Ayvalık’ta bir yağ fabrikası. Yabancı bir yatırımcıya ait olup İstanbul’da bir genel merkez hariç, Ayvalık fabrikada bordrolu 115kişi, 35 ve 40 civarı taşeron iki şirket ile bu taşeron şirketlere bağlı yevmiyeci 250 üzerinde personelle üretim yapılmakta.
Yazımın başında da belirttiğim gibi ben bir iş güvenliği profesyoneliyim. İş deneyimim de fena sayılmaz. Mesela birazdan detaylarını vereceğim kabusa, çok prestijli olabilecek yeni bir görevimi daha deneme süresindeyken bırakmaya ikna edilip, tarafıma sunulan iyi bir paket yüzünden düştüm.
Fabrikadaki personel yapılanması, mevzuatın açık yönlerine uydurulmuş, mükemmel bir sömürü düzeni. Tek-Gıda İş sendikası içerde mevcut AMA, sadece bordrosunda çalışan MAVİ yaka personel sendikalı olabiliyor. Maaşları bırakın sektör ortalamasını, asgari ücrete çok yakın çalışan beyaz yaka personelle dolu. Şirket içinde yükseltilme kriteri Fabrika Direktörüne koşulsuz biat etmek ve sıkça pohpohlamak. Bu arkadaş, 27 yıl önce bu fabrikada muhasebe memuru olarak işe başlamış ve miletin ayağını kaydıra kaydıra fabrika direktörü olmuş bir finansçı adam.
İlk başlarda ilişkimiz oldukça iyiydi ve beni tam bir şekilde yetkilendirdi. Halefimin işten çıkarıldığı, zira yapılmakta olan yeni tesisinde bir işçinin yüksekten düşerek ağır yaralanmasında iş güvenliği uzmanının kusuru bulunduğu bana anlatıldı.
Tesisi görüp işe başladığımda, anladım ki bu iş güvenliği işi tek bir kişinin sorumluluğunda olamaz.
Devir aldığım dokümantasyon aslında yok, iş güvenliği tespit öneri defteri kayıp. Sendika temsilcileriyle samimi olmam yasak. Göreve böyle başladım.
Önceki tecrübelerimin ışığında, burada bir sistem olmadığına karar verip öncelikle sadece kağıt üstünde olan OHSAS’ı çalışır hale getirmeliydim. Ama vaktimin de %80’ini sahada geçirmem gerekiyordu zira çalışanlara doğru düzgün bir iş güvenliği eğitimine sahip değildiler ve 3 vardiya dönen imalat, benim eğitim verebilmem için hiç durmuyordu.Bir de şu yevmiyeciler.
İşyeri SGK numarası altına tanımlanmış 2 taşeron firmanın sahipleri aynı idi. Ve yasaya göre " Taşeron işçi bir işyerinin ana faaliyet konusunda olan işlerde çalıştırılamaz"
Zaten işyeri faaliyet konuları, şu sonradan çıkarttıkları NACE kodlarına girsek çıkamayız. 3 adet rafinerisi, 3 adet kazanla çalışan buhar tesisi, 15 m3 LNG, tonlarca asidin ve bazın tüketildiği bu tesis, devletimizce “çok tehlikeli” değil, “tehlikeli” olarak sınıflandırılmakta olup, yevmiyeciler bile rafinerilerde her işi yapmaktaydı. Halen de öyledir. bordrolu mavi yaka 16 maaş ve toplu sözleşme ile aldıkları nakdi ve ayni yardımları içeren bir pakete sahipken, 10 yıldan fazla taşeronda çalışan ve aynı işi yapan personel asgari ücretli ve girdi-çıktı yapılan yevmiyeciler 75 lira günlük yevmiye ile çalışmakta idi. Bunlara ses çıkarmaya başladım.
Benden önceki kış, çok büyük maddi hasarlı yangına neden olan termal yağın özelliğini yitirmesinden dolayı yüksek yangın riskine vurgu yapıp bu yağın değiştirilmesini istedim. Hidrant sistemi ta 30 yıl önceden kalmıştı ve 2 hidrantı açınca boru hattı muhtelif yerlerden patlıyordu. 2016 senesinde TMMOB İstanbul Makine Mühendisleri Odası, bu yangın söndürme sistemine baştan aşağı “uygunsuz” rapor vermesine rağmen, yatırım yapılmamıştı ve insanlar doğru düzgün bir yangın söndürme eğitimi almamıştı. Bu nedenle işçiyi örgütlemeye başladım. Artık cami duvarına işiyordum.
Eşimin görevinden dolayı evimiz 2’ye bölünük olarak ayrı şehirlerdeydi.
Ayvalık’ta yalnız yaşadığımdan ve işyerindeki terör ortamından dolayı moralim giderek bozulmaya başladı. Bu arada tespit öneri defterine erişimim yoktu ve yazamıyordum. Sadece mail atıyordum. Bu şekilde 1 yıl 3 ay geçti.
Yıllardır sosyal medya kullanıcısıyım. Twitter’ı anonim olarak kullanırım ve orası benim zaman zaman iç dökme alanım, geyik yapma alanım, gündemi takip ettiğim alanımdır.
Twitter hesabım, tamamen sahte bir email ile açılmış olup, hiçbir şekilde kendimi ifşa etmedim.
Kullananların bileceği üzere, twitter kullanımının kendine has bir lisanı, belli bir espri temelli yazım dili vardır. Az kelime ile çok şey anlatılmasını sağlar ve insanları düşünmeye zorlar. Asla, şirket adı, marka veya logo olmadan, insan ifşa etmeden, orada söylemek isteyip söyleyemediklerimi, ufak isyanlarımı ve sendikalı olma isteğimi paylaştığım olmuştur. Ancak yazdıklarımdan daha sonra pişman olmamak için ve uzun bir seyir defteri olarak orada bulunmasını da hiç istemediğimden "tweetdelete"sitesinden hesabım sürekli otomatik olarak temizlenmeye ayarlanmıştır. Yani benim en çok 1 haftalık tweetlerim sayfamda görülebilir.
İşten atılmamdan 2 gün önce, fabrikada güvendiğim bir arkadaşım şöyle bir şey söyledi: Birinin twitter hesabını izliyorlar. Kimin bilmiyorum ama senin varsa dikkatli ol.
Kurban bayramı öncesinde direktörü ve 2 yaverini sigara içme alanında birinin twitter hesabı hakkında yorum yaparlarken duymuş. Kurban bayramı öncesi de biliyorsunuz 10 Ağustos öncesi. Ben de bir twit attım. “İşyerindekiler beni deşifre etmiş olabilir. Yapabileceğizin en iyisini yapın bakalım”
2 gün sonra, tweetlerimde işyerine ve iş arkadaşlarıma hakaret ettiğim gerekçesiyle iş akdime son verildi.
Tespit ettikleri hesap bendim ve bu hesabı nasıl bulabildiklerini bilmiyordum. Ayrıca beni tanıyan herhangi bir kişi hesabımda yer almıyordu ve hesabımda kimseye ifşa olmamıştım.
Ayrıca hiçbir şekilde çalışan kişilere veya firmayı adres göstererek markaya veya şirkete bir hakaretim olmamıştı. Ufak ironiler belki.
Beni işten atmak için kullandıkları sözde tweetleri benimle paylaşmadılar. Ve ben halen hesabımın nasıl ele geçirildiğini bilmiyorum. Aklıma tek bir şey geliyor. Nisan veya Mayıs ayında, kadın işçilerin kullandığı soyunma odasında bulunan tuvalete gittim. Telsizimi ve cep telefonumu, baretimim içine koyarak soyunma odasında bulunan bankın üzerine bıraktım. Çıktığımda cep telefonum yoktu. Telefonum iphone ve apple watch kullanıyorum. Telefonun saatten bağlantısı kesildi. Tuvalet delikleri dahil her yer iyice arandı. Çöp kutuları vs her yer. Tam vardiya değişimi saatinde kolluk kuvveti istedim, işçilerin ve diğer personelin üzerinin aranması için. Jandarma, kapıdaki güvenliğin elektronik tarama cihazı ile arama yapabileceğini belirterek gelmedi ve biz kapıdaki güvenlikte herkesi arattık. Telefon kimseden çıkmadı. Yaklaşık 1-1,5 saat sonra telefonun belkide çitlerden atılarak dışarı çıkarıldığını düşünerek aramayı bitirdik.
Direktörün 30 senelik kankası olan bir formen vardı, gel dedi tuvaleti tekrar arayalım. Oysa ki kendisi çöplere varana kadar zaten aramıştı. Yanındaydım. Çaresiz, kabul ettim, gittik. Telefon, 10 kere çekip altına üstüne her yere baktığımız bankın altında idi.
O tarihte birinin telefonu çaldığını ama dışarı çıkaramadığı için geri bıraktığını düşünmüştüm ama başıma gelen bu twitter yüzünden kovulma olayından sonra, olayın o kadar masum olmayabileceğini düşünüyorum.
Konu şu anda hukukta. Dava, 13 Şubat 2020’de görülecek. İşe iade davası açtım. Bakalım ne olacak?
Velev ki işyerinde iyi niyet kurallarına aykırı hareket etmişim, devlete ne? Kaldı li böyle bir durum aska yok. Tam tersi, bana sistemli olarak uygulanan mobbing var.
Hakarete uğrayan varsa mahkemeye versindi Vermediler, çünkü hakaret yok. Ama devlet 25/2 yüzünden işsizlik maaşımı da vermedi, vermiyor.
Bu bozuk düzen, neresinden tutarsan tut, elinde kalıyor.
Herkese sevgiler, saygılar

6 Beğeni

Çok geçmiş olsun @challenger.
Olayın içinde hangi suçu ararsan var…

Telefonun (sonradan verilse bile) gasp edilmiş,
Haksız yere 25/2’yi göstermişler,
İş güvenliği kayıtları eksik,
Taşeron çalıştırma ayıbını geçtim onun yasası bile ihlal edilmiş,
Kayıt dışı çalışma var,
Sendikayı engellemek var,
Mühendis asgari ücreti altında mühendis çalıştırılıyor,
Periyodik muayene raporlarına uyulmamış…

Gerçekten piyasada ne pislik varsa başına gelmiş. Mobbing olarak değinmemişsin ama yazdıklarının arasında mobbinge dair ipuçları da var gibi.
Umarım dava lehine sonuçlanır.

25/2 sebebiyle işsizlik maaşından faydalanamaman üzücü. Keşke burda mumia içinde bir fon oluşturup bu durumdaki meslektaşlarımızla dayanışma yaratabilsek…

1 Beğeni

Oy oy… Çok geçmiş olsun @challenger
Bunca şey içinde şansa tek başına gelmeyen sorumlu tutulacağin büyük bir kaza. Bunca şartlar altinda şansa o olmamiş yani. ŞANSA. Sorumlusuda seni tutacaklardi. Sen defteri sakla uzman raporlayamasin… Vay be… Sırf her hangi bir kaza olduğunda tamamıyla durumun şirkete değil de uzmana patlaması için değil midir bu ? Başka sebebi olabilir mi ?
Resmen ateş topunun altına atmışlar seni. Bunca ihlalleri icinde , insan hayatini hic dikkate almayan şirketlerin bu sosyal medyayi bu kadar dikkate almasi… Dehşet verici. Ben içimi dökmüşüm sanane ! SANANE YA! Artik ‘bugün iste bu bu oldu canım çok sıkkın arkadaslar’ da yazamayacağız herhalde. Yok onu 'like’ladi işten at. Sosyal medyası var mi bizi yazıyor olabilir mi telefonu gasp et. Oh ne ala memleket. De ki sen suçlusun, peki şirketin senin ihlal ettiği hakların ne olacak ? Devlet ona da bi ceza verecek mi ? Mesla sirketin aldigi bir sigorta yardim ödeneği gibi seyleri kesmek gibi?
Ya da keşke bizim de hemen boyle sigortaya erisimimiz olsa da, biz de iş akdi fessi yaparken dilekçe ile değilde direk sigortadan yapıp biz iş yerine kod girsek. Ah ah… Hem suçlu ardına da hem güçlü olmak için bütün bi o kadar daha sömürüyorlar. Meslektaş dayanışması çooook önemli. Biz birlikte olmaliyiz ki güçlü olmalım.

2 Beğeni

Merhaba @SafetyFirst. Desteğiniz için teşekkür ederim. Buradaki önemli ihlallerinden birisi de 25/2 ile fesih yapabilmesi için 6 iş günü şartını yerine getirmesi lazım. Belirttiğim gibi, zaten can derdinde olduğum için her gün bir sürü twit yazacak ne halim ne zamanım vardı. Telefonumu ellerine geçirdikten sonra izlemeleri ise, kayıp olayı Mayıs ayında olsa, en az 3 aydır hesabımı takip ediyor olduklarını gösterir. Ben bana ulaşan istihbarata istinaden “farkına vardım” twitini atınca iş akdim sonlandırıldı. Ama o twit ne de öncesinde herhangi bir iş yeri ile ilgili atılmış twit yok. Zaten hesap sadece 1 haftalık twit tutuyor ve ben olay öncesindeki hafta bayram tatili olduğundan, izinlerimi de birleştirerek tatildeydim. Bu nedenle yaptıkları fesih de geçersizdir.
Benim maaşım, o fabrikada çalışan personele kıyasla oldukça yüksekti. Ve dediğiniz gibi, normal işlerini yapan çevreci olsun, üretimdeki mühendis olsun 3000 TL neti aşmayan maaşlarla çalışmaktaydı. Hatta orada 22 sene çalışıp emekli olan makine mühendisi arkadaşım -ki onu da emekli ettiler ve geri işe başlatıp 3 ay sonra yine işten çıkardılar- 3000 TL maaşı zor gördüğünü söylerdi. O firmada müdür değilsen, para alamıyor sürünüyorsun özetle.
Bu 25/2 konusunun yükseltilmesi gerekiyor. İşveren kafasına estiği gibi 25/2 dediği noktada çalışanın hayatı bir anda cehenneme dönüyor. Belki çalışan haksızlığı mahkemede ispatlasa bile bu süreç ülkemizde hem uzun hem de çok yorucu. Ve bu süreci de bir birikmişi yoksa (ülkemizde kimin var acaba) çok büyük maddi sıkıntılarla boğuşarak geçirmek zorunda kalmakta. Bizim birlikte bir şeyler yapmamız gerekiyor.
Destekleriniz için çok teşekkür ederim.

3 Beğeni

Namussuzluk resmen. Aynı şey Bi bezeri başıma gelmişti ancak şirket beni istediğim koddan çıkarmak zorunda kalmıştı. Çünkü kirli çamaşırlarının koleksiyonu vardı bende.

Geçmiş olsun challenger. Bizi süreçten yana bilgilendirirsen seviniriz.
Yapılabilecek bişey varsa da ben burdayım. Her zaman ulaşabilirsin.

1 Beğeni

@challenger, iki acil problem var gördüğüm kadarıyla…
biri mahkeme sürecin, diğeri de bu esnada işsizlik maaşı alamadığın için yaşadığın para problemi.

Bu ikisi için mumia’da neler yapabiliriz? Dava sürecinde nasıl yanında olabiliriz?

Bir sorum da hem sana, hem de mumia’nın tüm kullanıcılarına: bu şekilde işsizlik maaşından mahrum kalmış meslektaşlarımız için bir dayanışma fonu kurabilir miyiz sizce? En azından mumiacılar arasında başlayabiliriz belki🤔

(@mumia_admin bu sorularımın diğer kullanıcılara da hızlıca ulaşmasında yardımcı olursa sevinirim, şimdiden teşekkürler)

1 Beğeni

Sevgili @challenger
Üzüldüm gerçekten yaşadıklarına, umarım kısa zamanda güzel sonuçlar alırız. İlk duruşmada muhakkak yanında olmak isterim. Bir de bu olayı kesinlikle yaymalıyız. 25/2 meselesi zaten çalışanlar için oldukça kötü bir işten çıkarma gerekçesi ki iyice patronların elinde oyuncağa döndü. İkincisi de çalışırken yaşadıkların, eminim iş güvenliği uzmanlarının sıkça karşılaştıkları, ortak problemleridir.
Avukatın tanıdığın bildiğin biri mi peki? Ve gidişata dair yorumları nasıl, beklentisi ne yönde?

1 Beğeni

iş güvenliği uzmanlığı yapan biri olarak seni çok iyi anlıyor ve çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. iş güvenliği sisteminde tüm sorumluluğu uzmana yükleyip, uzmanı da patronun pençelerine teslim edenlerde tüm suç. sadece patronun değil bu sistemin de boktan bir sistem olduğunu her defasında hatırlatma gerek.

yanındayız arkadaşım @challenger

1 Beğeni

Arkadaşlar mesajlarınızı tek tek okudum. Sanırım toplu cevap verilebildiğinden herkese buradan tekrar yazmak istedim.
@theariza
Desteğiniz için teşekkür ederim.
Esasen kaza olmadı değil. Mavi yaka sıklıkla kaza yapıyordu çünkü personel az ve vardiya işi çoktu. Eğitimler için durmuyorlardı ve bu nedenle ben de sürekli sahada olarak, yapabildiğim kadar işiyle işbaşı konuşmaları yaparak, davranış bazlı güvenlik bilincini sağlamaya çalışıyordum. Ayak üstünde kazalardan çıkarıp anlattığım o kadar çok ders oldu ki. Zannediyorlardı ki biz kişisel koruyucu donanımları temin edip verirsek iyi iş güvenliği yaparız. Ben konuyu anlatamadım.
İş güvenliği profesyoneli olsun olmasın, tüm mühendis ve mimar arkadaşlarımızın, işverenin istediği iş yükünden öncelikli, iş güvenliğini göz önüne alarak çalışmaları yapması gerekli. Bizler, iş güvenliği konusunda çalışsak da mühendisiz. Bizler sahalarda meslektaşlarımız tarafından yeterli desteği ve özveriyi alamamaktayız ve işveren karşısında yapayalnız kalmaktayız. Evet üretim şart fakat üretimi her şeye rağmen yapmamalıyız. Bu bilincin meslektaşlarımızca benimsenmesi ve ona göre bir bütün olarak hareket etmeliyiz. Üretim süpervizörü, şantiye şefi vs, bir kaza olduğunda mahkemede işveren vekili olarak muamele görecektir. Bu nedenle sahada iş güvenliği ile yapacakları işbirliği, önce kendi güvenlikleri için şarttır.
@baretti Benim elimde de bir sürü doküman mevcut fakat ben gafil avlandım zira kazık bekliyordum ama böyle bir yeraltı harekatı beklemiyordum. Bana göstermedikleri birkaç A4 çıktısında sözde twitlerim varmış. Tabii bu iddia ile işime son verildiğine göre iddia sahibi iddiasını ispat ile yükümlüdür. Bir word dosyasına toplanmış bazı yazıların benim tarafımdan atıldığını ispatlamaları gerekiyor. Ben twitterden arşiv istedim ama twitter son derece güvenilir bir mecra olduğundan, tweet siliniyorsa kendi sunucularından siliniyor. Elimde bir şey yok ve hangi tweeti stlerine aldılar bilemiyorum. Şunu biliyorum: anonim hesap kullanmamın sebebi var. Birincisi iç dökme alanım olarak kullandığım bir mecrada yakın çevreden kimse istememek. İkincisi, çevreme zarar vermemek. Böyle bir niyetle kullanılan bir hesapta firma, marka, şirket ismi neden vereyim orada çalışırken? Ne bir kimsenin izinli veya izinsiz resmini paylaştım ne de şirket logosu olabilecek herhangi bir şey. Kimsenin şahsına küfür veya hakaret yok. Kaldı ki 6 iş günü esasını ihlal ediyorlar. Ellerinde birkaç A4 dolduracak kaynak varsa, uzun zamandır izlendiğini gösterir ki bu da fesihi geçersiz kılar. Ben bunun peşindeyim. İşe iade davası açtım. Duruşmaya katılacağım. Hepiniz davetlimsiniz.
@SafetyFirst çok teşekkür ederim. Evet finansal olarak zor günler ama evliyim ve zar zor da olsa dayanıyoruz çok şükür. Avukatımın dediğine göre davayı kazanırsam zaten kod değişeceği için SGK dan ödenmeyen işsizlik maaşını da toplu olarak talep edebilirmişim. Yani bütün düğüm mahkemede çözülecek. Haklıyım ve umarım hakim de doğru karar verecek.
@Lumulumuley bu 25/2 nin ülkede ses getirecek bir şekilde yükseltilmesi lazım. Avukatım 30 senelik dost, kardeş, her ne diyorsanız… Çok güvenirim. Riskli bir dava olduğunu söylüyor. Zira artık temyiz yargıtaya gitmiyor. istinaf mahkemesine başvuru yapılıyor. Yani bu davayı kaybedersek istinafa gideceğiz ve onun verdiği karar son karar olacak.
@minerist destek için çok teşekkür ederim. Duruşmaya beklerim :slight_smile:

Hepinize sevgiler ve saygılar

2 Beğeni

@challenger aklıma birşey takıldı…

işe iade davalarında mahkemeden önce arabulucuya gidiliyor bildiğim kadarıyla. Senin sürecine arabulucu dahil olmadı mı? Bir nedeni varsa paylaşabilir misin?

1 Beğeni

Arabulucu aşaması geçildi. Uzlaşmadılar maalesef.

teşekkürler bilgilendirme için…

1 Beğeni